User-agent: Mediapartners-Google* Disallow:

edebiyat - yenigelengun - Blogcu





MEB ELEKTRONİK KARNE UYGULAMASINI YÜRÜRLÜĞE KOYDU. ÇOCUĞUNUZUN KARNESİNİ
GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN


21/11/2008

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
İşte futbolun 'gerçek beşiği'

Türkler yaklaşık bin yıl önce "Tepük" adı verilen futbolun eski bir biçimini oynuyordu.

Türk hukuk düzeninden devlet
yönetimine kadar yüzlerce konuda bilgi içeren ve ilk Türk ansiklopedisi sayılan
Kaşgarlı Mahmud'un yazdığı Divanü Lügati't-Türk'e göre, Türkler yaklaşık bin yıl
önce "Tepük" adı verilen futbolun eski bir biçimini oynuyordu.

Türk Dil Kurumu (TDK) Başkanı Prof. Dr. Şükrü Haluk Akalın'ın Kaşgarlı
Mahmud'un doğumunun 1000. yılı dolayısıyla kaleme aldığı "Bin Yıl Önce Bin Yıl
Sonra Kaşgarlı Mahmud ve Divanü Lügati't-Türk" kitabına göre, Kaşgarlı'nın
eserinden, Türklerin bin yıl önceki yaşayışları ve kültürleri ile ilgili gizli
kalmış bilgiye ulaşmak mümkün.


Kaşgarlı Mahmud'a göre, kurşun eritilerek "ağırşak" (tekerleğe benzer
yassı nesne) biçiminde dökülmesinden sonra üzerine keçi kılı veya benzeri yumuşak
bir şeyle sarılarak oluşturulan yuvarlak nesne ile erkek çocukları ayaklarıyla
vurarak bir oyun oynuyordu.

Tepmek, "tekmeleyerek vurmak" anlamındaki fiilden gelen "tepük"oyunu,
futbolun eski bir biçimi sayılıyor.

Divanü Lügati't-Türk'te yer alan ilgi çekici verilerden birine göre ise
uygar bir toplum olan Türkler, bin yıl önce giysilerini ütülüyor ve ütülü
giysilerle dolaşıyorlardı. Bugünkü Türkçedeki "ütü", o dönemde "ütüğ" olarak
adlandırılıyordu. Türkler ayrıca giysilerini boyuyorlardı.

Kitaba göre Türkler, bin yıl önce kadın güzelliğini değerli maden ve
taşlarla tanımlıyorlardı. Kaşgarlı Mahmud, mutlu olmaları için kadınlara söylenen
atasözünü şöyle açıklıyor: "Kadın kocasıyla iyi geçinmek isterse kırmızı ipekli
elbise, kocasına nazlanmak isterse de yeşil ipekli elbise giysin..."
Eski Türk inançlarının izlerini de taşıyan kitapta, birtakım olaylar
doğaüstü güçlere bağlanıyor. Kaşgarlı Mahmud, kitapta Türklerin belli başlı
taşlarla rüzgara hükmedebildiğini, yağmur ve kar yağdırabildiğini ileri
sürüyor.

-BİN YILLIK GELENEKLER-
Türklerin toplum hayatındaki davranış ve görgü kurallarının da
anlatıldığı Divanü Lügati't-Türk'e göre, birbirini tanımasa bile karşılaşan iki
kişi önce selamlaşıyor, daha sonra hangi boydan olduklarını soruyor. Bu tanışma
geleneği, Anadolu'da "Kimlerdensin?" diye sorularak hâlâ
sürdürülüyor.

Kaşgarlı'nın verdiği bilgiye göre günümüzde asker, polis ve benzeri
görevlerde kullanılan parola sorma uygulaması, Türklerde bin yıl önce de vardı. O
dönemde "İm" ismiyle bilinen "Parola", askeri birlikler arasında kullanılmak
üzere "hakan" tarafından belirleniyordu.

Günümüzde sürdürülen ölünün ardından belirli günlerde yemek verme
geleneği de yaklaşık bin yıl önce Türkler tarafından uygulanıyordu.

Divanü Lügati't Türk'te gezegen ve yıldız adları ile gök olayları da yer
alıyor. Kitapta, güneş tutulması "Kün tutundı", ay tutulması "Ay tutundı" ve
gök kubbe de "Kök çığrısı" şeklinde kullanılıyor.

-"TÜM DÜNYA TANIYACAK"-
TDK Başkanı Prof. Dr. Akalın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kaşgarlı
Mahmud'un 1008 yılında doğduğunu ve bu yıl doğumunun 1000. yılı olduğunu anlattı.

Akalın, "Bu kitabı, hem Kaşgarlı Mahmud'un hayatını hem de Divanü
Lügati't-Türk'ü her yaştan, her meslekten insana tanıtmak amacıyla kaleme aldım"
dedi.

Kitabın, İngilizce, Fransızca, Çince ve Rusçaya çevirilerinin
tamamlandığını ve baskı aşamasına gelindiğini bildiren Akalın, böylece tüm
dünyanın okuyabileceğini söyledi.

UNESCO'nun 2008 yılını Kaşgarlı Mahmud ile ilgili etkinlikler yılı olarak
belirlediğini anımsatan Akalın, Türkçenin ilk sözcüğünü yazan, ilk dil bilgisi
kitabını ortaya koyan, içerdiği bilgi bakımından ilk Türk ansiklopedisini yazan
Kaşgarlı Mahmud'u anmak için TDK olarak pek çok etkinlik düzenlediklerini
anlattı.

-AĞ SAYFASI AÇILIYOR-
Akalın, Kaşgarlı Mahmud'u herkese ulaştırmak ve tanıtmak amacıyla "ağ
sayfası" hazırladıklarını kaydederek, şöyle devam etti:
"Bu sayfada Kaşgarlı Mahmud'un hayat hikayesi, Divanü Lügati't-Türk'ün
özellikleri ile bu kitabın bütün söz varlığına erişimi sağlayabilecek arama
motoru var. Günümüzden 1000 yıl önce Türkler bir nesneyi nasıl adlandırmış?
Yemekler, ticari hayat, oyunlar, inançlar konusundaki bilgileri Divanü
Lügati't-Türk'teki söz varlığına bakarak elde etmek mümkün olacak."
Akalın, Divanü Lügati't-Türk üzerine yapılmış araştırmaların tam
metinlerinin de bu ağ sayfasında yer alacağını belirtti. Ağ sayfasının öncelikle
Türkçe olarak hazırlandığına işaret eden TDK Başkanı Akalın, "Öncelikle kendi
insanımıza bu kültür değerimizi tanıtmayı amaçladık ama aynı zamanda bu ağ
sayfası İngilizce, Fransızca, Rusça, Çince ve çeşitli Türk lehçelerinde de
hazırlanacak. Böylece dünyanın neresinde olursa olsun insanlar, Kaşgarlı Mahmud'u
ve Divanü Lügati't-Türk'ü tanıyacaklar" diye konuştu.

1/8/2007

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
3 bin satırlık destan

 



3 bin satırlık destan film oldu




Anglosakson kültürünün ilk destanı olarak kabul edilen ve geçmişi 8'nci yüzyıla dayanan Beowulf beyazperdeye uyarlandı. Robert Zemkeckis'in imzasını taşıyan bu üç boyutlu animasyon filmin başrollerinde Angelina Jolie ile Anhony Hopkins ve Ray Winstone yer alıyor. Foto-galeri




Anglosakson kültürünün ilk destanı olan ve kökleri 8'inci yüzyıla dayanan Beowulf beyazperdede. Robert Zekmeckis'in yönettiği bu üç boyutlu animasyon film, Angelina Jolie, Anthony Hopkins ve Ray Winstone gibi oyuncuları biraraya getiriyor.

Yüzüklerin Efendisi serisine rakip olarak gösterilen ve onun tüm rekorlarını ele geçirmesi beklenen filmde Jolie, destanın kötü adamı olan Canavar Grendel'in annesini canlandırıyor.

Filmin bir sahnesinde uçları yılan şekline dönüşen saçlarıyla çarpıcı bir görüntü sergileyen güzel yıldız da bu yeni filmin iddialı olduğunu söylüyor.

Film 17 Kasım'da ABD'de gösterime girecek.


AVRUPA'NIN BİLİNEN EN ESKİ DESTANI

Eski İngilizce'nin en güzel örneklerinden biri olarak kabul edilen Beowulf destanı 3 bin satırdan oluşan bir şiir.

Sözlü geleneğin en çarpıcı örneklerinden kabul edilen bu eser ilk kez 1878 yılında G.J. Thorkelin tarafından dönemin İngilizce'sine çevrildi.

29/7/2007

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Dil üstüne "DİL YERGİSİ


Hiçbir ulusa üstünlük taslamıyoruz, biz TÜRK ulusuyuz bunu diyoruz..Tüm
ulusları da eşit görüyoruz, kardeş sayıyoruz.
Çağların anıtlarında Türkler vardı ardarda, Türk düşünülür, Türk söylenir,
Türk övülürdü. Türk'e güvenenler geldi günümüze erdi. Türk'ten kopanlar
eridi ,kimi yutuculara yem oldu, kimi yıkımlarda tükendi... Binyılları aştık

da geldik. Özgürdük,egemendik, bağımsızdık, baş eğmedik, ezmedik,
ezdirmedik; Türküz derken bunu diyoruz. Ötesini demiyoruz.

Türk demek Türkçe demektir !
Atatürk

Dil, günay(tarih) en önemli toplum-ekinsel(sosyo-kültürel)
konularımızdandır. Dilimizin arı, duru olmasıyla ekin ürünlerimiz güzelleşip

özleşecek, köklerimizin derinliklerinden süzülmüş ekin varlıklarımızla da
Türk ulusu günayda saygın yerini yükseltecek, berkitecek, kendini anlayarak,

severek ilerleyecek.

Dili kendisinin olmayanların ürettikleri de başkalarının olur.Adı
anılmaz,sanı sayılmaz.
Somuttan soyuta tüm kavramları Türkçeleştireceğiz.

Öteki yaşamsal konularda da olduğu gibi yalnızca gününü kurtarmaya
çalışanlar dillerinin geleceğini kurtaramaz. Öksüzler (ök= ana) hep boynu
bükük yaşarlar : Köksüzlerden ne ayrıtı (farkı) var?

Dilimizi geleceğimizin kıvançlı çocukları adına sürekli işleyemezsek onların

gözünde biz de "yok" olup, kendi geçmişini unutan, yadsıyan (inkar
eden,Türklüğü müslümanlık ile başlatanlar) Kayılıda (osmanlıda) olduğu gibi
başka bir dil konuşan "karaltılar" gibi uğunuruz.
Türkçe konuşan kardeşlerimiz ile yeni, sağlam köprüler de kuracağız ki; "bir

kez daha (Y.C) Tanrı Türk-lerimizi ayırmazsa" artık sonsuza dek
kopmayacağız.
Dilimizle övünürsek yükseleceğiz, başkasına öykünürsek Kayılılar gibi biz de

günayda kıvrışıp "susacağız".

Çocuklarımızın İngilizce ,Fıransızca katıştırıp benliğimizi yok etmesine
ağzı açık bakamayız.Yetişkinler olarak arılaşmaya ,özleşmeye destek
olmalıyız, yeni sözcükler üretenleri ayaklarda alkışlamalıyız, çoşkuyla
ıslık çalıp kutlamalıyız.
Atatürk gibi bir devrim daha mı yaparız bilinmez ancak bu böyle gitmez,
gidemez...
Türk soyludur, ne kendini, ne dilini, ne töresini çiğnetmez !

Atatürk'ün sözünden yola çıkarak:

Türk varsa Türk-çe yaşayacak !
Türkçe varsa Türklük yaşayacak !

Şaşkınlık, aymazlıkla başka başka dillerin çevresinde döneceğimize kendi
dilimizi okuyalım, geliştirelim, kollayıp, gözetelim... Kimliğini
unutanların yanılgısına biz de düşmeyelim.
Türkçe güneştir,güneşin yörüngesine girelim.

-alıntı-

VİDEOLARIM/Kısa Film



Google


yeni turku - Mamak...
Gençlik Postası'nın Yeni Sloganını Bulan Siz Olun

Son Yazılar

Özel Arama

Arkadaşlarım

sonumut

hobilerimden

anadoluhaber

annemin

dusbahcesi

malihaber

fatoscb

ata1881

gökhan kaplan

umutcocuklari

soymet

apolitik

ataturkce

ataberkakturk

gullerinkalbi2

desoyoz

enguzelgunler

ogretmen68

aykutclub19

aum

devirdaim

armutluyokusu

aykizseyma

kuvvet

dlra

yenigelengun

↑ Grab this Headline Animator

free counters

Free Blog Content


VİDEOLARIM







Blogcu ile yapıldı
Bloglar Alemi Bloglar Alemi
Get Free Shots from Snap.com